Kategori: Fıçıdan Yankılar

  • Dans etmeli

    Dans etmeli

    Sanırım talihin tersine döneceği döngünün o yerine gelinen yaştayım. Yaşamımın bir çok alanında olaylar bir süredir gerçekleştiği temanın taban tabana zıt halinde ilerliyor. Bugüne kadar kulağıma çalınan, kitaplarda altını çizdiğim nasihatler birer birer önüme düşüyor. “İstediğin şey istediğin zaman gelmez.” Güç, mevki, para, ilgi ve daha birçok büyük günah… Hayat beni öyle bir girdaba soktu…

  • Bulutların üzerine

    Bulutların üzerine

    “Çok yoğun bir yalnızlık içindeyim.” Sakın ha! Yakındığım anlaşılmasın. Bu durumdan hoşnutsuz sayılmam. Önceleri talih beni bu boşluğa savurdu. Sonraları ise ben buna sahip çıktım. İster erdem de istersen cesaret yoksunluğu. Artık bunları tartışmıyorum zihnimde. Bu böyle. Hissettiğim yalnızlık fiziksel, duygusal ya da romantik yalnızlıktan çok daha öte. İnsanların içindeyim. Fakat bir o kadar dışındayım.…

  • Gitgeller.

    Gitgeller.

    Bir süredir sosyal medyayı biraz “samimiyetsiz” şekilde kullanıyorum. Başlarda tek bir hesaptan yaşamıma dair tüm şeyleri gözler önüne sererdim. Uzun bir aranın ardından bir hesabı (ben ona kravatlı adam diyorum) iş ve steril paylaşımlar için, bir hesabı karavan güncesi ve delice paylaşımlar için, bir diğer hesabı ise gezdiğim ve gördüğüm yerleri paylaşmak için kullanıyorum. Elbette…

  • Zeytin Dalı

    Zeytin Dalı

    Bundan iki yıl önce, yine öncesindeki yıllarca aklımda evirip çevirdiğim düşünceleri hayata geçirme cesaretine eriştim. Yaşadığım şehir, yaşama ilişkin bakış açım, tüketim alışkanlıklarımla birlikte belki de en marjinali barınma alternatifimde yaptığım değişimdi. Tam zamanlı karavan yaşamında geçtiğimiz ay tam iki yılı devirdim. Bu iki yılda neler olup bittiğini detaylıca aktardım. Lafın gelişi söylenen “acısıyla tatlısıyla”…

  • Uyumsuzluğun getirisi

    Uyumsuzluğun getirisi

    Ben hep uyumsuzdum. Uyumsuz olduğumu anladığım ilk çarpıcı deneyimimi şurada paylaşmıştım. Uyumsuzluğum eğitim sürecim, sosyal etkileşimlerim ve iş yaşamımda başıma çeşitli dertler açtı. Fakat huyumdan vazgeçmedim. Uyumsuzluğum huysuzluktan öte “yanlış” olarak bildiğim şeyleri kabul etmemek ve o şekilde davranmamaktan ileri geldi genellikle. Fakat biliyorsun toplum içinde doğru ya da yanlış genel geçer mantık ve erdem…

  • Çaresizler.

    Çaresizler.

    Çok ama çok zor günler yaşıyoruz. Öyle ki benim artık birçok şeyi umursamayan ruhum bile kimi durumlarda gündemin etkisine kapılıp kararabiliyor. Ekonomik sorunlar, çevre krizi, siyasi bunalımlar, kadın ve çocuklara yönelik istismarlar, mülteci sorunları, çözüm süreçleri… O kadar çok sorunu var ki ülkemizin çözmeyi bir kenara koy, hatırlamak bile oldukça güç. Bu sorunların her birinin…

  • Yetişemeyen kimdi?: Bir hayat ve kendilik mücadelesi

    Yetişemeyen kimdi?: Bir hayat ve kendilik mücadelesi

    Hayat oldukça hızlı geçiyor. Farkında olmadan çocukluktan yetişkinliğe koşar adım ilerliyor, farkında olmadan bir ömrü geçiriyoruz. Her insanın kendine özgü bir hikayesi olsa da toplumu oluşturan bireylerin hayatındaki rol ve sorumluluklar genellikle belli bir yaşam döngüsüne göre ilerliyor. Benim şu sıralar sürekli yaşadığım ve hissettiğim bir durum var. Ve bu durum çeşitli yazılarda tekrarlamaya başladı.…

  • Usta

    Usta

    20’li yaşlarımın ortalarında her şeyi bildiğini iddia eden, yaşam deneyimi itibarıyla kendini olgun sanan, başarıyla kibirlenen, öfkesi en çok kendine zarar veren, ele avuca sığmaz bir sirke küpüydüm. 20’li yaşların sonuna doğru ise “artık böyle gitmeyeceği” fikrine içten içe inanmış fakat başka türlü nasıl olacağını hayal bile edemeyen “kaybolmuş” birine dönüştüm. Anlam arayışından sıkılır hale…

  • Neden?

    Neden?

    Sık sık kendime “Neden?” diye soruyorum. Bu huyum bazen hızımı keser. Bazen anın tadını çıkarmamın önüne geçer. Ancak kendimi bu soruyu sormaktan alamam. Hayatı olduğundan daha zor hale getirse de “Neden?” sorusu benim hayatı anlamlandırmamı, kaybolmuşken yönümü tayin etmemi mümkün hale getirir. İnsan ilişkilerimi düzenlememi, günlük yaşamıma yön vermemi hep “Neden?” sorusuyla gerçekleştiririm. İş temposu…

  • Sarsıldılar.

    Sarsıldılar.

    23 Nisan’ı ofiste sınav okuyarak geçirdim. Öğrencilere nereden daha fazla puan veririm çabasındayken akşama doğru telefonum çaldı. Arayan eski bir öğrencim, şimdilerde arkadaşımdı. “Hocam deprem oldu…” Bir yandan onunla konuşurken diğer yandan internete girdim. Gerçekten İstanbul sallanmıştı. Herkes sokaklara dökülmüş, yüksek binaların arasında çaresizce bekliyorlardı. Telefonun diğer tarafındaki öğrencim “haklıymışsınız hocam benim de acilen sizin…

  • Her şey düzelir (mi?)

    Her şey düzelir (mi?)

    Bursa’da faaliyet gösteren bir otizm derneğinin daveti üzerine konferans vermek üzere yollara düştüm. Bilgiye ve bilimsel dayanaklı uygulamaya aç bir kitleye kendi geliştirdiğim modeli anlattım. Gittiğim yerlerde artık usanmış özel gereksinimli birey ailelerine umut verebilmenin hazzı beni hala bu mesleği yapmaya ikna eden şeylerin başında geliyor. Dönüş yolunda Eskişehir’e, eski iş yerime uğradım. İşimin en…

  • Şaka gibi.

    Alışmadığım, alışamadığım bir durum var. Uzun bir iş seyahati yahut tatil sonrasında, yoğun bir günün ardından akşam çöktüğünde kimi zaman sanki son iki yıl hiç yaşanmamış gibi eve gitmek istiyorum. Evde olmak istiyorum. Hızlıca üzerimi çıkartıp su bitecek mi diye düşünmeden dakikalarca sıcak su altında kalmak, bornozla yatağa girip günün yorgunluğunu atmak, televizyonda belgesel izlerken…

  • Avare Kurt’tan Nasihatler: İftira

    Avare Kurt’tan Nasihatler: İftira

    Sevgili dostum. Şimdi kötülüklerin en büyüğüne şahit olursan eğer neler yapman gerektiğinden bahsedeceğim. Başımdan geçen olaylardan yola çıkarak. Bunları öğrenene dek epey acı çektim ve zorlandım. Olur da senin başına da gelir diye paylaşacağım öğrendiklerimi. İftira, birinin başkasını ilgilendiren bir konu hakkında yanlış bilgiler içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, o kişiye zarar verecek nitelikle bilgileri başkalarına…

  • Sadık dost

    Sadık dost

    Temelde sadakat temelleri derinlerde olan, dış etkenlerle şekillenmeyen, içten bağlılık olarak ifade edilebilir. Sadakat genelde insanlara atfedilir. Fakat ilginç şekilde insan çoğunlukla sadakat gösteremez. Çok nadir insan dışsal etkenlerden etkilenmeden duygu, düşünce ve bağlılığını muhafaza edebilir. Çevremdeki etkileşimlerde genellikle olduğu yerde olan, insanlara güven borcu veren, onların iyiliği için kendi çıkarlarımı ertelemeyi yük görmeyen bir…

  • Hala yarının var.

    Hala yarının var.

    Hayat üzerine binlerce özlü söz var bize nasıl yaşamamız gerektiğini söyleyen. Deneyimlere dayalı karşılığında büyük bedeller ödenen sözler. Bir makina tabiatlı olsak ve tüm bu deneyimler bizlere baştan yüklenmiş olsa ne kadar kolay olurdu yaşamak! Fakat bizler bu sözleri bilmemize ve hak vermemize karşın çoğunluklar o deneyimleri elde ettiğimizde “Gerçekten doğruymuş” diyerek hak veriyoruz atalarımızın…

  • Boykot ama nasıl?

    Boykot ama nasıl?

    Bugün tüm ülkede boykot çağrısı yapıldı. Huyum olmamasına rağmen biraz çarşı pazar gezdim. Pek bir durgunluk göremedim. Ekonomik krizin getirdiği durgunluk dışında. Belirtmek gerekir ki küçük bir ilde yaşamanın güzel yanı, ülkenin gereksiz sıkıntı ve gündemlerinden uzakta yaşamak konforunu sunabilmesi. Buraya, bu küçük yerleşim yerine yıllar sonra istekli şekilde dönmemin en büyük nedenlerinden biri bu…

  • Büyük dedem Ahmed Hamdi’den nasihatler

    Büyük dedem Ahmed Hamdi’den nasihatler

    Erken kalktım. Soğuk bir duş alıp kahvemi demlediğim çaydanlıkla göleğimi ütüledim. Traş oldum. Bu deli adamı Fıçı’da bırakıp bayram namazından çıkan kalabalığın içine karıştım. Annemin elini öptüm birlikte kahvaltı yaptık. Evden çıkıp denk gelen insanlarla bayramlaşarak çarşıya indim. On yıllarca ailem tarafından kullanılan büronun kapılarını açtım. Kolonya, şekerlik ve çocuklar için bayram harçlıklarını hazır ettim.…

  • Derin düşün

    Derin düşün

    Shopenhauer, zekanın bir lanet olduğunu ifade ediyor. Zeka ona göre bir güç; bedeli oldukça ağır olan bir güç. Toplumun büyük çoğunluğunun en büyük önceliği haz, konfor ve hayatta kalmaktır. Bu insanların oluşturduğu topluluklar anlamı sosyal etkileşimlerde, ulaşılabilir zevklerde ve eğlencede ararlar. Sosyal etkileşim, statü oyunları, roller bu insanların oyalanması için oldukça önemlidir. Onların sohbetleri yüzeyseldir.…

  • Ölümcül Hastalık Umutsuzluk, Soren Kierkegaard

    Ölümcül Hastalık Umutsuzluk, Soren Kierkegaard

    Varoluşçuluğun babası, biraz da onlar tarafından sulandırılan büyük filozof Kierkegaard’ın kitabı kimlik bulma, kendini keşfetme süreçlerini ele alıyor. Doğası gereği oldukça soyut ve karmaşık bir konuyu yine soyut ve karmaşık olarak inceliyor. Şanslıyım ki, bu süreçlere çok ilgili olan, yıllarca bu “işkenceye” gönüllü olarak talip olan ve son yıllarda yüzlerce lisans öğrencisini de bu işkenceyi…

  • Siren’ler kurtarılır mı?

    Siren’ler kurtarılır mı?

    Bir gün bir Ben, çevresine ve aynaya bakmış. Ne çevresinde ne de aynadaki Ben’de peşinden gidilecek bir kıvılcım olmadığını görmüş. Umutsuzluğa düşmüş. Bir hevesle hareket etmek istese de çakılı kalmış. Elleri ve bileklerinden zincirliymiş tıpkı çevresindekiler gibi. Baktı ki bu umutsuzluk ölümcül bir hastalık. Benzemeye çalışmış çevresindekilere. Beceremedikçe daha da derine inmiş umutsuzluk kuyusunda. Yine…