-
Hem atladım, hem düştüm- Hesse’ye bir saygı daha

Yaklaşık 2 yıl önce Hermann Hesse’ye selam çaktığım bir yazı karalamıştım. “Ağaçlar” isimli kitabının bana hissettirdikleri üzerine. Şimdi elimde bir başka kitabı var. Sanırım yine 3-4 yıl önce okumuştum. Sevebilen mutludur adlı eseri… Bu kitap bana bir portal açmıştı. Ömrüm boyunca sevmek ve sevebilmek üzerine yanlış bir algı geliştirdiğimi hissetmiştim. O güne dek aslında hiç…
-
Aynaya bakmak

Akşama doğru odamda oturuyordum. Kahvemi demledim ve biraz iş dışı şeyler okumak istedim. Akşama doğru sakinleşen kampüste zaman geçirmek büyük lüks. Kapı çaldı. Geçmişte birkaç dersine girdiğim ancak dersler uzaktan olduğu için tam anlamıyla tanıyamadığım bir öğrenci müsait olup olmadığımı sordu. Kahvesini koydum. Başlarda eveleyip geveledi. Alakasız bir sürü şey söyledi. “Mesele nedir anlat bakalım?”…
-
Çirkini düşlüyorum

Güzeli düşlüyor, sahip olmak istiyoruz. Hemen her boyutta, yaşamımızı güzelliklerle doldurmak istiyoruz. Güzellik için bedel ödüyor, cefa çekiyoruz. Güzel bir kadın, güzel bir erkek… Güzel bir şehirde yaşamak… Güzel çocuklara sahip olmak… Güzel bir ev, araba almak… Hemen herkesin sahip olmak isteyeceğini düşlediğimiz şeylere sahip olmak. Ekseriyet böyle düşününce toplum güzelliği kutsuyor. El üstünde tutuyor.…
-
Atlas’ın Laneti: Önemsemek üzerine

Belli periyotlarla dönüp kendime bakarım. Neyim var? Neyim yok? Hatalarım neler? Güçlü yanlarım neler? Ne istiyorum? Neyi hak ediyorum? Beni bu düşüncelere, mülahazalara iten yegane şey anlamsızlık hissidir. Çalış, çabala, sev, değer ver, kazan, kaybet… Sonra? Her şey parlaklığını yitirir ve kaybolur. Sevdiğin gider, değer verdiğin pula döner. Tek başına kaldığında dönüp kendine bakarsın. Neden? …
-
Ölümü hatırla

Lima’da 800-1200 yıllık olduğu tahmin edilen, İnka öncesi döneme ait mumya bulundu. Mumyanın en dikkat çeken özelliği ise tüm bedeninin iplerle bağlı olması ve elleriyle yüzünü kapatması. Peru Yaş ilerledikçe merak azalıyor. İnsan daha çok önüne bakmaya tembihliyor kendini. Fakat bu fotoğrafı görünce merak duygum depreşti. Önce merakımı gidermeden önce hissettiklerimden bahsedeyim. Nedir bu arkadaşın…
-
1 Ekim, Yetimlik ve Yetimler üzerine
Hemen her sene Eylül ayının ortalarında yüreğimde bir kaygı ve korku belirir. Saatimde, telefonumda, gördüğüm takvimlerde Eylül ayının sonuna yaklaşıldığını gördükçe artan bir kaygı ve korku… İlk kez 2011 yılının 1 Ekim’inde tattığım duygular. 1 Ekim 2008, babamı kaybetmiş olmanın yanı sıra bir önem arz etmiyordu. Ancak 1 Ekim 2010’da dedemin de “aynı neden”le vefat…
-
Karanlıktaki Hazineyi Aramak: Samanyolu Fotoğrafçılığı

Bu bölüm için elde ettiğim ham fotoğrafları işlerken dinlediğim müziği dinlemenizi öneririm: Yaz bitti. Kuzey yarım kürede yaşayan bizler için kış yaklaşıyor. Kış benim için ısının düşmesinin yanında çok sevdiğim bir hobime ara vermek anlamı taşıyor: Geniş açı samanyolu fotoğrafçılığı. Bu bir How to? / Nasıl yapılır? yazısı değil. Onu belki sonra yaparız. Bu daha…
-
Hiçlikten kurtuluş: Okuma Üzerine (Marcel Proust’a saygı)

Yıllar geçtikçe başlarda oldukça sistemli olan okuma seçiciliğimin azaldığını hissettiğim günlerde çok değer verdiğim yazar Avram Ventura’nın “Bilgelik Ağacının Gölgesinde” isimli kitabı hızır gibi yardımıma yetişti. Bu deneme kitabında Üstad Ventura’nın farklı kitaplardan yaptığı alıntıları takip ederek kendime bir okuma listesi oluşturmaya karar verdim. Kitabı Gökçeada yolculuğumda okuduğum için bu kararımı hayata geçirebilmem için döndükten…
-
Merhaba Sonbahar! (Hermann Hesse’ye Saygı)

Bu sabah biraz farklı uyandım. Önceki gün geç yatmama rağmen bir ses kalkmamı tembihledi. Yattığım yerden camdan süzülen gün ışığına baktım. Pencerenin mermerlerini teğet geçip, ardından yerdeki döşemeleri aydınlattığını gördüm. Bunun anlamı açıktı: Yaz ayları boyunca olması gerekenden kuzeyde yüzünü gösteren güneş, artık yolculuğunu tamamlamış güneye yönelmişti. Sonbahar geliyor demekti bu. Takvimler de beni doğruluyor.…
-
Tanrıları Affetmek

Adı bilinmeyen, bilinse de yöre dışında kimsenin ilgisini çekmeyen diyarlarda, dağların arasında, çağlayan nehirlerin kıyısında yaşayan bir genç varmış. Bu gencin akranları gibi hayalleri, planları ve bunların peşinde koşacak enerjiyi sağlayan iyimserliği ile umudu yanındaymış. Birgün Tanrılar bir hata ya da dikkatsizlik sonucu tüm gazaplarını bu gencin yaşamı üzerine yöneltmişler. Tanrılar, Prometheus gibi kendilerinden yasak şeyler…
-
Gökkuşağında görülmeyen gerçek: Siyah

Joseph von Fraunhofer… Alman bilim adamı… Spektroskop’u buldu ve bu aletle Fraunhofer çizgilerini keşfetti. Güneş ışığının cam üzerine düştüğünde kırılarak oluşturduğu 7 renk içindeki siyah çizgiler üzerine, astrofizik bilimi kuruldu. Fraunhofer çok uzakları gördü. Onun sayesinde milyarlarca ışık yılı ötedeki galaksilerde…
-
Papağan ve Bülbül

Geçtiğimiz günlerde aklıma takılan bir sorunun içinden çıkamadım. Bunun üzerine internetten zeki olduğunu düşündüğüm arkadaşlarıma sordum. Neydi aklıma takılan soru? Papağan mı bülbül mü daha değerli bir kuştur? Ne kadar basit değil mi? Normal bir mantık yürütme ile cevap verecek olursak, en yakın pet-shop’a gider, iki kuşun fiyatını sorarız. Hangisi en pahalı ise o…