Dans etmeli


Sanırım talihin tersine döneceği döngünün o yerine gelinen yaştayım. Yaşamımın bir çok alanında olaylar bir süredir gerçekleştiği temanın taban tabana zıt halinde ilerliyor. Bugüne kadar kulağıma çalınan, kitaplarda altını çizdiğim nasihatler birer birer önüme düşüyor.

“İstediğin şey istediğin zaman gelmez.”

Güç, mevki, para, ilgi ve daha birçok büyük günah… Hayat beni öyle bir girdaba soktu ve ben o girdapta öyle seçimler yaptım ki, benim için herhangi bir hırs, ihtiras ya da dışsal motivasyonun bir anlamı kalmadı. Güçten, mevkiden, paradan, kadından ve ilgiden kaçtıkça, bunları kafada bitirdikçe ve hatta antipati geliştirdikçe talih bana bunları bahşeder oldu.

Sevgili genç kardeşim ya da yaşı benden büyük olup henüz benim kadar yaşamamış arkadaşım. Bekleyeceksin. Çırpınmayı bırakıp, umudu keseceksin. Üzüntü, keder ve yalnızlığı sükunetle karşılamayı öğrenip onlara sarılacaksın. Kaderin ve talihin yoluna teslim olduğunda ve ona hissettirmeden rotanı tuttuğunda bir zamanlar arzuladığın şeyler sana kendi ayağıyla geliyor. Elbette artık bir anlamı kalmadığında.

Tıpkı üzüntü ve keder gibi başarıyı, ulaşmayı ve elde etmeyi de kafada bitirdiğinde, sevinci de üzüntü gibi sükunetle karşıladığında her şey kolaylaşıyor.

Sorunu duyar gibiyim: Böyle olunca yaşamın ne anlamı kalıyor? Maalesef yanıt biraz hüzünlendirici, bu anlamı bizler ona biçtik ve biçiyoruz.

Öyle ya da böyle, yaşamdaki gerçek amacını ve yolunu kimseyle paylaşmamalı, sır gibi tutmalı ve yaşamla, onun karşına çıkardıklarınla dans etmeli.

Ekim 2025


Yorum bırakın