-
Gitgeller.

Bir süredir sosyal medyayı biraz “samimiyetsiz” şekilde kullanıyorum. Başlarda tek bir hesaptan yaşamıma dair tüm şeyleri gözler önüne sererdim. Uzun bir aranın ardından bir hesabı (ben ona kravatlı adam diyorum) iş ve steril paylaşımlar için, bir hesabı karavan güncesi ve delice paylaşımlar için, bir diğer hesabı ise gezdiğim ve gördüğüm yerleri paylaşmak için kullanıyorum. Elbette…
-
Zeytin Dalı

Bundan iki yıl önce, yine öncesindeki yıllarca aklımda evirip çevirdiğim düşünceleri hayata geçirme cesaretine eriştim. Yaşadığım şehir, yaşama ilişkin bakış açım, tüketim alışkanlıklarımla birlikte belki de en marjinali barınma alternatifimde yaptığım değişimdi. Tam zamanlı karavan yaşamında geçtiğimiz ay tam iki yılı devirdim. Bu iki yılda neler olup bittiğini detaylıca aktardım. Lafın gelişi söylenen “acısıyla tatlısıyla”…
-
Uyumsuzluğun getirisi

Ben hep uyumsuzdum. Uyumsuz olduğumu anladığım ilk çarpıcı deneyimimi şurada paylaşmıştım. Uyumsuzluğum eğitim sürecim, sosyal etkileşimlerim ve iş yaşamımda başıma çeşitli dertler açtı. Fakat huyumdan vazgeçmedim. Uyumsuzluğum huysuzluktan öte “yanlış” olarak bildiğim şeyleri kabul etmemek ve o şekilde davranmamaktan ileri geldi genellikle. Fakat biliyorsun toplum içinde doğru ya da yanlış genel geçer mantık ve erdem…
-
Çaresizler.

Çok ama çok zor günler yaşıyoruz. Öyle ki benim artık birçok şeyi umursamayan ruhum bile kimi durumlarda gündemin etkisine kapılıp kararabiliyor. Ekonomik sorunlar, çevre krizi, siyasi bunalımlar, kadın ve çocuklara yönelik istismarlar, mülteci sorunları, çözüm süreçleri… O kadar çok sorunu var ki ülkemizin çözmeyi bir kenara koy, hatırlamak bile oldukça güç. Bu sorunların her birinin…